Çocuklarda Ölüm ve Yas

Ölüm, herkesin yüzleşmekte zorlandığı fakat hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biridir. Ölen kişi için fiziksel yaşam son bulurken, geride kalan sevenleri için yas dönemi ortaya çıkar. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi uzmanları, bu sürecin çocuklar üzerindeki etkilerini sıkça gözlemlemektedir.

Yas, sevilen bir kişinin kaybının ardından oluşması beklenen evrensel bir süreçtir. Bu süreç birçok farklı zorlu duygu ya da düşünceyi beraberinde getirir. Bu süreci yaşayan bir çocuk olduğunda deneyim daha da zorlaşabilir. Ataşehir En İyi Psikolog desteği, bu sürecin sağlıklı atlatılmasında önemli bir rol oynayabilir.

Çocukların Ölüm Kavramını Anlayışı

0-2 yaş:

Bu dönemde be­bek yaşanan kaybı doğrudan anlayamaz fakat yas bebeğe bakım veren kişi aracılığıyla yaşanır. Bakım veren aşırı tepki göstermediği müddetçe bebek kaybı anlamaz.

2-5 yaş:

Bu dönem çocuğu ölümü geri dönüşü olan bir kavram olarak algılar. Bu sebeple ölen kişinin ne zaman geleceği ile ilgili sorular sorabilirler. İhtiyaçları karşılanmadığında ölen kişinin yokluğunu hissedebilirler. Ataşehir Pedagog desteği bu dönemde oldukça kritiktir.

6-11 yaş:

Bu yaş çocuğu zaman kavramı öğrenildiğinden ölüm kavramını da anlamaya başlar. Ölen kişinin geri dönmeyeceğini bilir. Birinin ölümüne güçlü duygusal tepkiler verebilir. Ölen kişinin bazı özelliklerini taklit etme davranışları görülebilir. Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri kaynakları, ebeveynler için yol gösterici olabilir.

11-18 yaş:

Ölümün geri dönüşü olmayan ve tüm canlılarda görülen bir durum olduğunu kavrarlar. Yaşama ve ölüme felsefi bakış açısıyla yaklaşmaya başlarlar. Bu dönemde Ataşehir Psikolog Randevu Al seçeneklerinden yararlanmak faydalı olabilir.

Çocuklarda Sık Görülen Yas Tepkileri

Çocukta görülen yas tepkileri kişiye özgü ve değişkenlik göstermekle birlikte bir kayıp durumunda çocukta görülen şok, inkâr, korku, itiraz, dona kalma, aldırış etmeme, üzüntü, özlem, kaybedilen kişiyi arama, yalnızlık yaşama gibi durumlar normal belirtilerdendir. Çocuklarda yasa karşı gösterilen davranışlar dalgalı olabilir. Gün içerisinde çok kızgın olup ardından üzgünlük yaşayabilirler.

Bununla birlikte çocuklarda kaygı, korku, uyku bozuklukları, öfke patlamaları, suçluluk, içe kapanma, kendini soyutlama, akademik başarıda düşüş, yaşından daha küçükmüş gibi davranma gibi tepkiler de görülebilir. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi bu tür durumlarda profesyonel destek sunmaktadır.

Çocuğun yaşadığı tüm bu tepkiler yasın olağan seyrinden daha uzun yaşandığında, çocuğun günlük yaşamındaki işlevselliğini bozmaya başladığında ve çocuğun gelişim basamaklarını olumsuz etkilediğinde bir uzmana başvurmak gerekir. Ataşehir Psikolog Fiyatları & Ücretleri hakkında bilgi alarak süreci profesyonel destekle ilerletmek mümkündür.

Kayıp Yaşayan Çocuklara Nasıl Davranılmalı?

Çocuğa neler olduğu ile ilgili anlatmayı ertelemeyin. Haberi verirken sessiz, sakin ve çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortamda olmasına dikkat edin.

Çocuğa açıklama yaparken açık ve doğru bilgileri çocuğun yaşına uygun bir dille söyleyin. Haberi vermeden çocuğu buna hazırlayın “Sana annenle ilgili üzücü bir haber vereceğim” gibi.

Ölen kişinin uzağa gittiği, uyuduğu gibi karışıklık yaratan bilgiler vermekten kaçının. Bu durum ölen kişinin geri gelmeyeceğini kavraması açısından önemlidir.

Çocuğun olanlarla ilgili konuşmasına, oyunlar oynamasına, yeniden canlandırmasına veya sorular sormasına zemin hazırlayın.

Çocuğa önemsendiği, onun yanında olunduğu ve bakılacağı konusunda net bilgiler verin.

Çocuklar bu tür olaylarda kendilerini sorumlu tutma konusunda meyilli olabilir. Onlara olanların onların söyledikleri, yaptıkları veya düşündükleri ile ilgili olmadığını açıklayın.

Çocukların cenaze törenlerine katılması olup bitenleri kafasında somutlaştırması için faydalıdır. Fakat çocuk istemiyorsa veya törenden korkuyorsa kesinlikle zorlanmamalıdır.

Çocuğun bu dönemde yakınlık ve güven ihtiyacı artar. Evinde normal düzeni sürdürmeye çalışın. Ataşehir En İyi Psikolog ve Ataşehir Pedagog desteği bu süreçte aileler için oldukça yol göstericidir.

KAYNAKÇA

  • Kıvılcım, M., & Doğan, D. G. (2014). Çocuk ve Ölüm. Journal of Turgut Ozal Medical Center, 21(1), 80-85.
  • Türk Psikologlar Derneği (2014)-Anne Baba El Kitabı ‘Çocuklarda Yas’.
  • Ürer, Emre. “ÇOCUKLARDA ÖLÜM VE YAS ÜZERİNE BİR İNCELEME”. Dini Araştırmalar 20/15-12 (Aralık 2017), 131-140. https://doi.org/10.15745/da.363801.
  • Yıldız, A. (2004). ÇOCUK, ÖLÜM VE KAYIP. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 7(12), 125-144.

Yemek ve Psikoloji

Bir anda çok fazla kalorili yiyecek yediniz ve şimdi aşırı yediğiniz ve akıllıca bir yemek tercihi yapmadığınız için kendinizi suçlu ve başarısız hissediyorsunuz. İnsanların birçoğu bu durumu yaşamıştır. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi, bu tür durumlarla başa çıkmada rehberlik sağlayabilir.

Ne yediğimiz, nasıl hissettiğimizi etkiler. Bu nedenle yiyeceklerle nasıl bir ilişkimizin olduğunu, neden yediğimizi ve daha çok ne zaman buna ihtiyaç duyduğumuzu fark etmek önemlidir. Ataşehir En İyi Psikologlar, duygusal yeme davranışlarını anlamada destek olur.

Yeme Davranışları ve Duygusal Durumlar

Yeme davranışı, bireylerin duygusal durumları tarafından etkilenebilir. Örneğin, stresli bir dönemde olan kişiler, daha fazla yemek yeme eğiliminde olabilirler. Bu durum, yemeğin bir tür rahatlama ve stres giderme mekanizması olarak kullanılmasıyla açıklanabilir. Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri listeleri, aile ve bireylerin farkındalık kazanmasını sağlar.

Depresyon ve anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıkları olan kişilerin de yeme davranışları değişebilir. Bazıları yemek yemeyi reddederken, bazıları aşırı yeme eğiliminde olabilirler. Yeme davranışlarındaki bu değişiklikler, duygusal durumların yeme davranışlarına olan etkisini göstermektedir.

Yemek, insanların mutluluğuyla da yakından ilişkilidir. Bazı yiyecekler, beyinde mutluluk ve rahatlama hissi yaratan endorfinlerin salınımına neden olabilir. Bu durum, yemeğin bir tür duygusal desteğe dönüştürülmesiyle sonuçlanabilir. Ataşehir Psikolog Fiyatları & Ücretleri hakkında bilgi almak isteyenler, profesyonel danışmanlıkla bu süreçte destek alabilir.

Dr. Albers: “Birçok insan stres, can sıkıntısı veya kaygı gibi duygularla başa çıkmak veya neşe duygularını uzatmak için bir başa çıkma mekanizması olarak yiyeceği kullanıyor, bu kısa vadede yardımcı olabilirken, duyguları yatıştırmak ve rahatlatmak için yemek yemek genellikle pişmanlığa ve suçluluğa yol açar, hatta olumsuz duyguları artırabilir. Aslında strese neden olan sorunla başa çıkmıyorsunuz.” Ataşehir Psikolog Randevu Al seçenekleri, bireylerin ihtiyaç duyduğunda profesyonel destek almasını kolaylaştırır.

Yemek yeme davranışını yönetmeye çalışan kişiler için şu yönleri ele alalım:

  • Duygu: Duygusal yeme, öfke, üzüntü, utanç gibi birçok olumsuz duyguyla yemek yiyerek baş etmeye çalışma olarak tanımlanabilir. Geçici olarak verdiği rahatlama hissi nedeniyle birey, kaçmaya çalıştığı duygulardan uzaklaştığını hissedebilir. Açlık hissedilmediği zamanlarda yemek yediğini fark eden bir bireyin duygularını bulup bunları sağlıklı bir şekilde dönüştürmeyi içerir.
  • Davranış: kişinin yeme düzenlerini belirlemeyi ve yeme davranışlarını değiştirmenin yollarını bulmayı içerir.
  • Biliş (düşünme): kilo yönetimi sorunlarına katkıda bulunan ve bireyin kendisini yenilgiye uğratan düşünce düzenlerini belirlemesine odaklanır. Ataşehir Pedagoglar, özellikle çocuk ve ergenlerde duygusal yeme davranışlarını anlamaya yardımcı olur.

Kişiyi yenilgiye uğratan düşüncelere örnekler şunlardır:
“Bu çok zor. Bunu yapamam.”
“Hedef kiloma ulaşamazsam, başarısız olmuşumdur.”
“Artık kilo verdiğime göre, istediğim gibi yemeye geri dönebilirim.”

Olumlu başa çıkma ifadelerine örnekler şunlardır:
“Aşırı yediğimi fark ettim. Bu davranış kalıbını nasıl durdurabileceğimi düşünmem gerekiyor.”
“Aşırı yememi hangi duygu ve düşüncenin tetiklediğini anlamam gerekiyor, böylece tetikleyici ile tekrar karşılaşırsam bununla başa çıkmak için bir plan oluşturabilirim.”
“Fiziksel olarak gerçekten aç mıyım yoksa bu sadece bir istek mi? Bu hissin geçip geçmeyeceğini görmek için bekleyeceğim.”

Sonuç olarak kendinizi nasıl izleyeceğinizi öğrenmek, o anda yemek yemenizi tetikleyen şeyin daha fazla farkına varmanıza ve yiyecek seçimlerinize ve porsiyonlarınıza daha fazla dikkat etmenize yardımcı olur. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi ile iletişime geçmek, bireylerin bu süreçte profesyonel yönlendirme almasını sağlar.

“Alışkanlıklarınızın ve yiyeceklerle olan ilişkinizin farkında olarak kendinizi güçlendirebilir, vücudunuz ve zihniniz için gerçekten besleyici olan yeme yolunu ortaya çıkarabilirsiniz.” (Dr. Albers) Ataşehir En İyi Psikolog desteği, süreci yönetmede yol gösterici olabilir.

KAYNAKÇA

evrimagaci.org

my.clevelandclinic.org

Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. Doğal ve insani bir duygudur. Bu duygu ile ilk tanışma 2 yaş civarındadır. Kıskanan çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin daha az sevildiğini düşünür. Ataşehir Pedagoglar, bu süreçte ailelere rehberlik edebilir.

Kardeş Kıskançlığının Nedenleri

O ana kadar üzerinde olan ilgi ve dikkatin kardeşine yöneltilmesinden doğan rahatsızlık en temel nedenidir. Ona ayrılan zaman artık azalmıştır. Bebeğe karşı gibi görünen ama aslında anne babaya olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olur. Çocuk kendini terkedilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmeye başlar. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi, ailelerin farkındalık kazanmasını sağlar. Yaş farkı az olan kardeşlerde, yaş farkı fazla olanlara göre kıskançlığın görülme sıklığı daha fazladır. Ailelerin cinsiyet tercihi varsa ve bunu yansıtıyorsa cinsiyete göre kıskançlık kaçınılmaz hale gelir. Aile dışındaki kişilerin tutumları da önemlidir. Kız kardeşe neden saçlarının ablası gibi kıvırcık olmadığını sormak veya boyu seni geçecek gibi olumsuz yaklaşımlar kıskançlığı pekiştirir. Çocukların birbiri ile rekabete girmelerine neden olur. Artık eskisi kadar sevilmeyeceği korkusu anne hamileyken başlayabilir. Annenin yorgun ve gelecek kardeşinin hazırlıkları ile uğraşması, çocuğun huysuzlaşıp anneden ayrılmak istememesine yol açabilir. Ataşehir En İyi Psikolog önerileri, bu dönemde ailelere destek olur.

Kardeş Kıskançlığının Belirtileri

– İçe kapanma, aileden uzaklaşma ve yemek yememe.
– Sık sık kendilerini sevip sevmediklerini sorarlar.
– Korktuklarını, sık sık tuvalete gitmek istediklerini belirtip ilgiyi çekmek isterler.
– Altını ıslatma, parmak emme.
– Aşırı sinirli ve huzursuz bir görünümü vardır.
– Kardeşine vurma, oyuncağını kırma ve nefret ettiklerini söyleme gibi davranışlarda bulunabilirler.
– Baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler (emin olmak için fiziki müdahale yapılmalıdır). Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri listesi, belirtileri gözlemlemede yol gösterir.

ÖNERİLER

Kardeşim Doğumundan Önce

– Aileye yeni bir üyenin geleceği, evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık (sık sık misafir) olabileceği söylenmelidir.
– Annenin yorgun olabileceği, bebekle daha fazla zaman geçirmesi gerektiği çünkü küçük bir bebeğin ihtiyaçlarının daha fazla olduğu ama zamanla her şeyin normal düzene oturacağı anlatılmalıdır.
– ‘Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz’ gibi iyi niyetli söz, çocuğun anne ve babasının sevgisi için kardeşi ile yarışmasına neden olur.
– Doğuma hazırlık aşamasında diğer kardeş sürece dahil edilebilir. Ataşehir Psikolog Randevu Al seçenekleri, bu dönemde ailelerin profesyonel destek almasını sağlar.
– Çocuk daha küçükken paylaşmayı öğretmek, kardeşi olduğunda fazla bocalamaması sağlanmış olur.

Kardeşin Doğumundan Sonra

– Anne baba çocuğa ‘kardeşin doğdu ama sana olan sevgimizde bir azalma yok’ mesajını sadece sözcüklerle değil davranışlarla da iletmelidir. Bu da çocuğa zaman ayırarak ve onunla konuşarak olur.
– Yeni gelen kardeş ile birlikte önceden yapılan parka gitme, yatmadan önce hikaye okuma gibi etkinlikler devam etmelidir.
– Çocuğun huysuzluk, öfke gibi değişen davranışları ilgi eksikliğinden kaynaklandığından yeterli ilgiyi göstermek en doğru davranış biçimi olur.
– Eşit zaman ayırmak yerine, her çocuğa kendi gereksinimine göre zaman ayırmak gerekir. Çocuğa, kardeşinin henüz kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak küçük olduğu, bu nedenle de daha çok ilgiye ihtiyaç duyduğu anlatılmalıdır.
– ‘Ne kadar yaramaz sürekli beni yoruyor aslında ben seni daha çok seviyorum’ gibi cümleler çocuk tarafından inandırıcı bulunmayıp kendisinin kandırılacağı inancı oluşabilir.
– ‘Bebek’ demek yerine adını söylemek, çocuğun canlı bir varlık olduğunu hatırlatır. Ayrıca bebeğe benim değil bizim diye hitap etmek, çocuğun kabulünü kolaylaştırır.
– Büyük çocuk bebek gibi davranıyorsa, bu onun anne babasının sevgisini kaybetmeye yönelik kaygılı olduğuna işaret olabilir. Bu durumda ‘sen bebek misin’ demek yerine onunla ilgilenmek en doğru tutumdur.
– ‘Çocuğu elleme rahat bırak öpüp durma’ gibi uyarılardan uzak durulmalıdır.
– Çocuk eğer kardeşinin canını yaktıysa sinirlenip aşırı tepki vermeden uyarılmalıdır. Yoksa sizi sinirlendirmek için davranışı tekrarlayabilir. Çocuk mesajı alsa da iki kardeşi yalnız bırakmamak gerekir. Çünkü 5 yaşına gelene kadar bir canlıya zarar verip vermediklerini anlayamazlar.
– Kardeşini sevmek istediğinde onu nasıl tutacağı ve onunla nasıl etkileşim kuracağı konusunda yardımcı olunmalıdır.
– Oynamadığı oyuncakları veya olmayan giysileri kardeşine verilecekse bunu onunla belirlemek gerekir. Vermek istemediği şeyler zorlanmamalıdır.
– Bebeğe isim seçme, oyuncak giysi seçimi gibi bebeği ilgilendiren konularda çocuktan yardım istenebilir.
– Kıskanmasın diye aşırı esnek davranışlardan uzak durulmalıdır. Önceden yalnız yatan bir çocuğun anne baba ile yatmasına izin verilmesi gibi. Bu davranışlar daha farklı problemlere yol açabilir.
– Çocuğa kendisinin de bir zamanlar bebek olduğu ve aynı bakım ile özenin kendisine de gösterildiği anlatılabilir. Eski giysileri, küçüklük fotoğrafları gösterilerek sevimli halleri hakkında konuşulabilir. Ataşehir Psikolog Fiyatları & Ücretleri, bu tür desteklerin maliyetini ailelere gösterir.
– 4-5 yaşında sırf evden uzaklaştırmak için ana okuluna göndermek kıskançlığı körükleyeceği gibi okul korkusu da geliştirebilir. İçe kapanık ve saldırgan davranışlar gösterebilir.

Daha Büyük Yaşlarda

– Ailenin bütün olduğu duygusu verilmelidir. Piknik, alışveriş, film izleme gibi etkinliklere yer verilmelidir.
– Kardeşler arasında karşılaştırmadan kaçınılmalıdır.
– Kardeş kavgalarında hakem rolü üstlenilmemelidir. Bu durumda çocuklardan biri hep diğerinin tarafının tutulduğunu düşünür.
– Kavgayı kim başlattı sorusundan kaçınılmalıdır. Bu durumda çocuklar birbirini suçlamaya başlayacaktır.
– Kardeşler arasında kıskançlık hissedildiğinde onları yakınlaştıracak ortamlar hazırlanmalıdır.
Eğer önerilerin uygulanmasında zorluk yaşanıyor ya da öneriler uygulanması rağmen problemler ortaya çıkıyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır. Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri listesi, doğru uzman seçimini kolaylaştırır.

Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığı

Bağımlılık; bireyin, fiziksel ve ruhsal olarak pek çok zarar görmesine rağmen bağımlısı olduğu maddeyi kullanmaya ya da bağımlısı olduğu davranışı yapmaya devam etmesidir. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi uzmanları bu konuda ailelere rehberlik edebilir.

Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji bağımlılığı kişinin interneti ve teknolojik aletleri aşırı kullanması, kullanım isteğini doyuramaması, teknoloji kullanımından ötürü günlük hayatında problemler yaşamaya başlaması ve teknolojiye erişemediği zamanlarda gergin ve sinir olması halidir. Ataşehir En İyi Psikologlar, çocuk ve ergenlerde bu belirtileri gözlemleyebilir.

İnternet; dünyayı ve kendilerini keşfetme çağında olan çocuk ve ergenler için çevrelerini, kendilerini tanıma, keşfetme ve eğlenme yolunda vazgeçilemez bir araç olmaktadır. Bu sebeple teknoloji bağımlılığı çocuk ve ergenler için risk oluşturmaktadır. Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri yazıları, ailelerin farkındalığını artırır.

Çocuk ve Ergenlerde Teknoloji Bağımlılığının Belirtileri

– Teknolojinin çocuğun günlük yaşamında baskın hale gelmesi,
– Gittikçe daha da artan sürelerde teknoloji kullanmaya ihtiyaç duyması
– Ulaşamadığında sinirlenmesi,
– Teknoloji kullanımını eğlendiği diğer aktivitelere tercih etmesi
– Teknoloji kullanım süresi ile ilgili yalanlar söylemeye başlaması
Ataşehir Pedagog desteği, belirtileri doğru şekilde yorumlamada önemlidir.

Olumsuz Etkileri

Her yaş grubu için aşırı ekran kullanımının olumsuz etkileri gözlenebilir. Okul öncesi dönemde aşırı ekran kullanımı olan çocuklarda konuşma gecikmeleri veya konuşma yetersizlikleri görülmektedir. Ayrıca internet ortamındaki zengin medya içeriklerinden olumsuz yönde etkilenerek çocuğun dikkatini odaklama, dikkati sürekli hale getirme gibi becerilerinde olumsuz etki bırakmaktadır. Bununla birlikte kas iskelet problemleri, depresyon, sinirlilik, öfke gibi birçok probleme yol açmaktadır. Ataşehir Psikolog Fiyatları & Ücretleri kapsamında aileler profesyonel destek alabilir.

Çocuğun Teknolojiyle İlişkisi Nasıl Olmalıdır?

– 0-3 yaş arasındaki çocuklar teknolojiden uzak tutulmalıdır. Bundan sonraki yaşlar için ekran karşısında geçireceği maksimum süre ‘çocuğun yaşı çarpı 10 dakika’ şeklinde kabaca hesaplanabilir. Yani 4 yaşındaki bir çocuk için ekran karşısında geçireceği maksimum süre 40 dakikadır. 12 yaşından sonraki ise 2 saatten fazla ekran karşısında kalmak iyi değildir.
– Hem kendinizin hem de çocuğunuzun ne seyredeceği veya hangi programları kullanacağı konusunda seçici olun.
– Çocuğunuzu ekranla baş başa uzun süre ve denetimsiz bırakmayın.
– Teknolojinin ailece birlikte geçirilen zamanların ya da oyun saatlerinin yerini almasına izin vermeyin.
– Çocuğunuza izlediği filmlerde veya oynadığı oyunlarda yer alan belli karakterleri niçin sevdiğini sorun, bu konu üzerinde karşılıklı konuşun.
– Televizyon, bilgisayar vb. araçları asla çocuk bakıcısı olarak kullanmayın.
– Bilgisayar, tablet vb. kullanımını disiplin-ödül aracı hâline getirmeyin.
– İnternet ortamında insanları gerçekten tanımanın oldukça güç, hatta imkânsız olduğunu çocuğunuza anlatın. Ataşehir Psikolog Randevu Al seçenekleriyle bireysel danışmanlık mümkündür.

Teknoloji Bağımlılığı ile Başa Çıkmak

Teknolojinin olumsuz tarafları olduğu kadar olumlu tarafları da vardır. Ancak çocuğun olumsuz tarafların etkisinde kalmaması için ebeveynlerin sınır koyması önemlidir. Bu noktada sınır konulmayan çocuklarda teknoloji bağımlılığı riski artar.
Teknoloji bağımlılığı; özgüven eksikliği, sosyal kaygı veya depresyon gibi başka sorunların belirtisi olabilir. İnternet kullanımını tamamen yasaklamamak bunun yerine, çocuğun çevrim içi olarak ziyaret edebileceği sitelere ve neler yapabileceğine yönelik internet kullanım kuralları belirlemek doğru olan yaklaşımlardan biridir.
Çocuk veya ergene her gün ya da bir haftalık bir sürede belirli bir zaman çevrim içi olma izni verilmelidir. Süre aşımın durumunda yaptırımlar önceden koşulmalıdır. Verilen çevrim içi süreyi bir günde de kullanabilir bir haftaya yayılarak da kullanılabilinir. Bunu nasıl kullanacağının kararı çocuk ve ergene aittir.
Ödevleri bitirinceye kadar teknoloji kullanmama konuşulmalıdır. Bu kurallara uymadığı taktirde yaptırımların ne olacağı önceden çocuk ve ergene bildirilmeli ve yaptırımlar konusunda tutarlı davranmak önemlidir.
Çocuk ve ergeni teknolojiden uzaklaştırma çalışmalarında teknolojinin yerine neler koyacağı konusu önem arz eder. Ergenin teknoloji dışındaki aktivitelere katılması desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Özellikle arkadaşları ile zaman geçirmesi için ortam hazırlanmalıdır. Spor faaliyetlerine yönlendirilmelidir. Okul sonrası vaktini dolduracak aktivitelere katılımı desteklenmelidir. Yani ergenin internet dışında sosyalleşmesine yardımcı olunmalıdır. Hobi grupları gibi ortak ilgi alanları olan diğer ergenler ile tanışabileceği etkinliklere özendirilmelidir. Alternatifler sunulmalıdır. Ergen yalnızca çevrimiçi olma ya da video oyunlarıyla ilgileniyorsa, en sevdiği oyunla ilişkili çevrim dışı bir etkinlik önerilmelidir. Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi ile çalışmak, bu süreçte ailelere yol gösterir.

KAYNAKÇA

  1. Şenormancı, Ö., Konkan, R., & Sungur, M. Z. (2010). İnternet Bağımlılığı Ve Bilişsel Davranışçı Terapisi. Psychiatry11, 261-268.
  2. Sırakaya, M., & Seferoğlu, S. S. (2013). Öğretmen Adaylarının Problemli İnternet Kullanımlarının İncelenmesi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi28(28-1).
  3. Ektiricioğlu C, Arslantaş H, Yüksel R. Ergenlerde Çağın Hastalığı: Teknoloji Bağımlılığı. Aktd. Mart 2020;29(1):51-64. Doi:10.17827/Aktd.498947
  4. Akbulut, Y. (2013). Çocuk Ve Ergenlerde Bilgisayar Ve İnternet Kullanımının Gelişimsel Sonuçları. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3(2) 53-68
  5. Özyurt, G., Eliküçük Dinsever, Ç. (2017). Gelişimsel Dil Gecikmesi Tanısı Olan Çocuklarda Dil Özelliklerinin Teknolojik Alet Kullanmaları, Aile İşlevselliği, Anne Depresyonu ile İlişkisi Ve Sağlıklı Kontrollerle Karşılaştırılması. Dusunen Adam The Journal Of Psychiatry And Neurological Sciences, 30, 299-308
  6. Https://Www.Yesilay.Org.Tr/Tr/Bagimlilik/Teknoloji-Bagimliligi

Overthinking (Aşırı düşünme) ile nasıl baş edilir?

Aşırı Düşünme sorundan muzdarip bireyler kafalarının içindeki sesleri durduramayabilir, uykuya dalmakta güçlük çekebilir, bir sonraki günü düşünerek ellerindeki işi yapamayabilirler. Eğer aşırı düşünen biriyseniz, aslında sistemin nasıl çalıştığını bilirsiniz: Zihninizde bir sorun belirir, bir çözüm ve anlam bulmaya çalışırken bunun üzerine düşünmeyi bırakamazsınız, zihninizde dönüp durur, ancak çözüm nadiren gelir. Aslında hayatta nasıl ilerleyeceğinizi bulmaya çalışırken bir anda sürecin durma noktasına geldiğini görür ve bu döngü karşısında çaresiz hissedebilirsiniz. En sonunda ise sorunlarınız ve ikilemlerimiz içinde kendinizi genellikle başlangıçta olduğunuzdan daha fazla kaybolmuş halde bulabilirsiniz. Bu noktada profesyonel destek almak isteyen bireyler genellikle Ataşehir En İyi Psikolog veya Ataşehir Psikolog Tavsiye & Öneri aramalarıyla yol almaktadır.

Aşırı düşünme durumu çoğu zaman belirsizlik ile ilişkilidir. Birey geleceğini yoğun bir şekilde kontrol altında tutmaya çalışır. Bu kontrol arzusu kaygı ile ilişkilendirildiğinde, fazla düşünmenin altında yatan psikolojik durum kaygı bozukluğu olabilir. Bununla birlikte geçmişte kontrol edemediğiniz olaylar sonucunda suçluluk ve pişmanlık duyduğunuzda depresif belirtiler gösterebilirsiniz. Diyebiliriz ki; geçmişe yönelik düşünceler üzerinde yoğunlaştığınızda depresif bir ruh hali, geleceğe yönelik düşünceler üzerine yoğunlaştığınızda kaygılı (anksiyeteli) bir ruh hali geliştirebilirsiniz. Bunlar dayanılmaz hale geldiğinde, sakinleşmenin yollarını aramamız olağandır. Bu süreçte destek almak isteyen kişiler genellikle bir Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Merkezi üzerinden bilgi edinmeyi tercih edebilmektedir.

Aşırı Düşünmekten Kurtulmanın Yolları

Kendinize bir düşünme zamanı ayırın:

Günün belirli bir saati, endişelenmeniz ve özgürce düşünmeniz için kendinize izin verdiğiniz bir saat aralığı belirleyin. Bu şekilde, gün içinde tetikleyici düşünceler veya duygular ortaya çıktığında bunları planladığınız endişe zamanına ertelemeyi deneyin. Bunu belirlemek, ihtiyaç duyduğunuz herhangi bir planlama veya güvence arayışı için de yarar sağlayabilir. Özellikle uyku problemi çekiyorsanız, düşünme zamanınızı yatmaya yakın saatlerde değil, gündüz saatlerine planlayabilirsiniz. Terapi desteği almak isteyen bireyler ise bu aşamada Ataşehir Psikolog Randevu Al seçeneklerini inceleyerek sürece adım atabilmektedir.

Mükemmeliyetçiliğinizle mücadele edin:

Aşırı düşünen biriyseniz, kendiniz hakkında mükemmeliyetçi bir yanınız olabilir. Kusurlarınızı ve hatalarınızın olabileceğini, bazı şeyleri kontrol edebilirken bazılarını da kontrol edemeyeceğiniz gerçeğini kabul etmek hayatınıza esneklik ve rahatlık katabilir. Bu süreçte destek almadan önce Ataşehir Psikolog Fiyatları & Ücretleri hakkında bilgi edinmek isteyen bireyler de olabilmektedir.

Diğer insanların fikirlerini almaya çalışın:

Yardım almaya ve farklı düşünceler kazanmaya açık olmak aşırı düşünmenizi engelleyebilir. Zihninizde kurduğunuz senaryolar dışında da farklı ihtimaller olduğunu bilmek girdiğiniz sarmaldan çıkmanıza yardımcı olur ve başka bir bakış açısıyla olayları değerlendirmenizi sağlar. Çocuk ve ergenlerde ise benzer döngüler için bir Ataşehir Pedagog desteği uygun görülebilir.

Düşüncelerinizi somutlaştırın:

Aşırı düşündüğünüzü fark ettiğiniz anlarda düşüncelerinizi bir kağıda dökün. Böylelikle zihninizde uçuşan ve sonu yokmuş gibi hissettiren durumlardan daha rahat çıkabilirsiniz. İşte zihniniz gözlerinizin önünde bir kağıtta somut olarak durmaktadır, bunları planlayabilir, bir sıra oluşturabilir ve gerçekçi planlar geliştirebilirsiniz.

Tren Metaforu:

Kendinizi tren istasyonunda bekleyen bir yolcu olarak hayal edin. Zihniniz hareketli bir istasyon gibidir. Düşünceleriniz de buradan geçen trenlerdir. Geçmekte olan treni durdurmaya çalışıp ona binmeye çalışmanın bir anlamı yoktur. Yalnızca bir seyirci olun ve düşüncelerinizin geçişini izleyin. Trene binip istemediğiniz bir yöne gittiğinizi fark ettiğinizde trenden en kısa zamanda inerek istasyona geri dönün ve sadece trenlerin geçişini izleyin.

KAYNAKÇA

evrimagaci.org

psyche.co

Özakkaş T. , Avcı H. (2022) Bütüncül Psikoterpide Kullanılan Metaforlar

Sade Zihin Telefon Randevu Hattı İkonu Sade Zihin Whatsaap Randevu Hattı İkonu